Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut, yeni dönemde kişisel girişimcilikten kurumsal girişimciliğe geçiş yapmayan şirketlerin artık ayakta kalamayacağını söyledi. Kişisel kahramanlık hikayelerinin sona erdiğini belirten Erkut, şirketlerin hızla kabuk değiştirmesi gerektiği uyarısında bulundu

 

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut, ilk bakışta ‘kurumsallık’ ve ‘girişimcilik’ kavramları birbirleriyle çelişir gibi gözükse de, günümüzde şirketlerin ayakta kalmasının tek yolunun kurumsal girişimcilikten geçtiğini anlattı.
Bill Gates, Mike Lazaridis, Ahmet N. Zorlu veya Hüsnü Özyeğin gibi başarılı girişimcilerin medya ve akademisyenler tarafından çok sevildiğini belirten Erhan Erkut, girişimciliğin sadece böyle başarılı kişisel girişimcilik örnekleriyle açıklanamayacağını söyledi. Uzun zaman ve büyük yatırım isteyen projeler için ‘kişisel girişimcilik’ modelinin hiç uygun olmadığını söyleyen Erkut, bunun alternatifini ‘kurumsal girişimcilik’ veya ‘içerden girişimcilik’ olarak adlandırılan model olduğunu belirtiyor. “İngilizce’de buna entrepreneur yerine intrapreneur deniyor. Peter Drucker’a göre dünyadaki işlerin büyük çoğunluğu kişisel girişimciler tarafından değil, kurumsal girişimciler tarafından yaratılmıştır. Dolayısıyla girişimcilik derken tek tük ‘kahraman’ hikayelerinin peşinde olmayalım” diyen Prof. Dr. Erhan Erkut 25 sene öncesine kadar kurumsal girişimcilik sözünün telaffuz dahi edilmediğini belirterek, “Kurumsal Girişimcilik bir şirketin ayakta kalmasının tek yoludur, başka yol yoktur” dedi.

KURUMSALLIĞIN GİRİŞİMCİLİKLE İMTİHANI!
‘Kurumsal girişimcilik’ ilk etapta kulağa paradoksal geliyor diyor Erhan Erkut ve ekliyor: “Kurum deyince son derece katı bir yapı algılıyoruz. Kurumsallıktan anladığımız gayet hiyerarşik bir yapı, fonksiyonel yönetim, standart işletme prosedürleri, verimlilik ve finansal geri dönüşe odaklılık, uzun vadeli planlama ise, insanlar kültüre uyum oranlarına göre terfi ediliyorsa bu şirketten kurumsal girişimcilik çıkması çok zor. Kurumsallık girişimciliği baltalayabilir. Kurumsallaşırken fazla katılaşmamak gerekiyor.”

Kurumsal girişimcilik türlerine de değinen Erhan Erkut, ‘içerden-üstten’ ve ‘içerden-alttan’ olmak üzere iki çeşit kurumsal girişimcilik olduğunu söyledi. Erkut’a göre şirketin CEO’sunun karar verdiği girişimcilik türü olan ‘içerden-üstten’i uygulamak nispeten daha kolay. Bu türde sadece ne yaptığını bilen, hesabını bilen, risklerini hesaplayabilen iyi bir yönetici grubu yeterli. ‘İçerden-alttan’ ise İngilizce’de entrepreneurial orientation veya entrepreneurial transformation denen, kurum kültürü olarak inovasyon ve girişimciliği barındıran bir tür.

KURUMSAL GİRİŞİMCİLİĞİN BEŞ BOYUTU
Prof. Dr. Erhan Erkut, Türkiye ve dünyadan başarılı uygulama örneklerini anlatarak renklendirdiği konuşmasında geleceğin başarılı kurumlarını yaratmak için şirketlerin yapması gereken kültürel değişikliklerin olduğunun da altını çizdi. Bu noktada kurumsal girişimciliğin uygulaması gereken beş boyut olduğuna dikkat çeken Erkut, bunları şöyle sıraladı: Otonomi, yenilikçilik, proaktivite, rekabetçi saldırganlık ve risk almak.

1. Otonomi: Çalışanlara sağlanan serbestlik alanı
2. Yenilikçilik: Her konuda, hizmetlerde, süreçlerde, ürünlerde, yeni bir şey yapma arzusu
3. Proaktivite: Piyasanın 10 sene sonrasını düşünmek ve hatta “ben 10 sene sonra piyasayı nereye götürebilirim” demek; yani ‘game changer’ olmak.
4. Rekabetçi saldırganlık: Piyasaya karşı son derece dikkatli olmak ve örneğin son derece düşük fiyatlarla piyasaya girmek. Kendi halinde tutucu bir şirketi oynamamak, olabildiğince saldırgan olmak.
5. Risk almak.

EN BÜYÜK GÖREV CEO’LARIN
Kurumsal girişimcilikte önemli olan noktanın bu boyutlar arasında bir denge tutturmak olduğunu söyleyen Erkut, bu noktada ise en büyük rolün CEO’lara düştüğünü belirtti. Erkut, “Bir şirket CEO’sunun esas olarak iki görevi vardır: İtibar Yönetimi ve İnsan Kaynakları Yönetimi. Bence İK yönetimi altında CEO’nun esas görevi insanların içindeki girişimci ruhun ortaya çıkarılmasıdır. Çünkü içinde kurumsal girişimcilik barındırmayan şirket ölmeye mahkumdur. Dolayısıyla yönetim kurulları katı yöneticiler yerine esneklikten, risk almaktan korkmayan, bol hata yapabilen yöneticiler seçmeli” dedi.


Yorumlar

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış.
İlk Yorum Yapan Siz Olun.

Yorum Yaz